Vahşi Doğada Seks

Bir erkek en fazla kaç gün içerisinde evriminin başlangıç noktasına dönebilir? 3, 5, 7? Sizi bilemem beyler ama benim için 5 gün yeterli oldu. Sadece 5 gün içerisinde bal döküp yalanacak yüzüm balta ile girilecek gür bir ormana dönüştü. Bu gür ormanın bedenimdeki tek ikamet adresi elbette bebek yüzüm değildi. Vücudumun pek çok bölgesine yayılmış bu orman, koku anlamında da varlığını hissettiriyordu. Ve bu koku yüzünden bırak manitayı köpeğim Bastin bile yanıma yaklaşmaz oldu. Dur lan, manita mı kaldı yaklaşsın, öpsün koklasın. Peh!

“Neden bu kadar kıllar bağladın Basri?” diyenler için söyleyeyim hemen; hatunun beni terk edişinin 5. günü, 14. saati, 38. dakikası. Sanmayın ki onsuz yaşadığım günlerime üzülüyor ve takvimde çeltikler atıyorum, bir kadınsız ne kadar yaşayabilirim onu test ediyorum azizim.

Düşünüyorum da, evet bir erkek olarak zaman zaman bunu yapabiliyorum… Bir kadınla yaşamak, dırdırına sırf gece bir iki atraksiyon yaşayacaksın diye katlanmak, çirkinken bile prensesler gibi davranmak ne saçma lan. Üstelik canımsın, bebeğimsin derken pat diye gidiveriyorlar. Utanmadan “Biz duygusal varlıklarız, sevgi ile besleniriz, saçımız okşandığında kediye döneriz, aşk istediğimiz tek şey!” demezler mi? Derler… Derler ve giderlerken de; “Ayrı dünyaların insanlarıyız biz Basri. Mesela senin adın Basri, benim adım Nilsu. İsimlerimizden bile ne kadar farklı dünyaların insanı olduğumuz belli. Hoşça kal Basri.” diye lafı koyuverirler.

Ama itiraf etmeliyim ki; ismimden ve ismimle beraber gelen gelenekselliğimden dolayı ilk terk edilmişliğim değil bu… Neden bilmem bu kez biraz fazla acıdı.

Bünyeye nüfus eden bu acı ile beraber ofisteki arkadaşlarıma, haftada en az 2-3 kez gecelere aktığım kankalarıma, delirdiğim futboluma, canım anneciğime bile katlanamaz olmuştum. Huysuz herifin teki oldum en sonunda anasını satayım. Karılar gibi, söylenen lafları beynimin süzgeçlerinden geçiriyor ve acaba neresinden alınsam diye düşünürken yakalıyordum kendimi. O yüzden bugün ofisten izin aldım, beni terk eden Nilsu kadınını unutmak için kendime tek bir gün verdim. Ayılmam ve hayatıma kaldığı yerden devam etmem lazım! Zira Nilsu Hanım Facebook profilinde bir İtalyan kırosu ile çarşaf çarşaf fotoğraflarını koymuştu bile.

Hay Allah 30 yıllık beden alışkın değil ki bir kadının terk edişinden sonra eve kapanıp karılar gibi depresyona girmeye. Tv izlesem?… Belki saçma sapan kadın programları sayesinde bütün kadınlardan nefret edebilirim. Evet evet, deneyeme değer!

En az 6 kanalda evlenmek için kıçlarını yırtan kadın ve erkek numunelerini izlemeye çalıştıktan sonra nihayet kendi kanalımı bulmuştum; National Geographic. Seviyorum bu kanaldaki belgeselleri pembe dizi izler mantığı ile seyretmeyi. Hele o köpeklere fısıldayıp onları muma çeviren adam yok mu, fanıyım abi! Benim it Bastin’ e de gelip bir fısıldasa pek makbule geçecek. Zira yavrucak, Nilsu bizi bırakıp gittiğinden beri pek sessizleşti.

Bugünkü belgeselin konusu; ‘ Vahşi Doğada Seks’. 5 gündür sevgilisi olmayan ve ondan önce de 1 ay boyunca kurşun sıkmayan bir adam için ne kadar da iç açıcı bir konu değil mi? Düşünüyorum da abi, bizim cinsel yaşantımızı hep Nilsu yönetmiş. Onun canı ne zaman çekmişse biz o zaman şey etmişiz. Dur daha belgeseli izlemeden söylenme dedim kendime. Evlilik programı izleyip  küfür etmektense belgesel izleyip yeri geldiğinde 31 çekmek daha makbuldür aga.

Anam o da ne, karacalara bak hele. Yahu ne güzel hayvanlar. Bu arada neden bilmem ama hayvanların bile dişisi daha güzel. Erkek karaca dişi karacanın etrafında turlar atıyor, heybetli boynuzları ile diğer rakiplerine caka satıyor ve sadece caka satmakla kalmıyor yeri geldiğinde dişisi için ölümü göze alıp boynuzlarını çarpıştırıyor. Dişi bu esnada ne mi yapıyor; nazlı nazlı izliyor tabi ki. “Bakalım bu yarışı hangi güçlü aygır kazanıp benimle sevişmek için hak elde edecek.” diyor içinden. Eminim!

Yahu aklıma geldi de şimdi, Nilsu’ nun benden önceki moron sevgilisi ile ben de dövüşmüştüm. Bardaydık. Bu dürzü Nilsu’ yu çekiştirip duruyordu. Zaten daha mekana girer girmez kestirmiştim manitayı gözüme. Eee kızın rahatsız olduğunu gören ben süper Basri, soluğu orada almış ve kurtarmıştım herifin ellerinden kızı. Sonra diskodan atıldık o ayrı. Ama atılırken yalnız değildim hiç olmazsa Nilsu da yanımdaydı. Hey gidi hey… Dur lan gene mi Nilsu? Hayır hayır, karacalar ı izliyorduk.

Haaah, bak sen zilli karacaya 2 saat oldu hala vermedi. Anam o da ne, karaca arkasını döndü, ahan da veriyor zilli. Bu esnada erkek karacanın aleti benim bir bacak boyuma ulaşmıştı, bu nasıl uzunluk Yarabbi. Erkek karaca koşuyor koşuyor veeee ‘pıt’. Pıt derken?… Bütün o dövüş, bütün o naz çekmeler, bütün o koca boynuzlar 1-2 saniyelik pıt için miydi a dostum? Sanırım karacalarda erken boşalma var. Allahtan bende yoktur. Nilsu ile ilk beraber olduğumuz gece aklıma geldi de şimdi. Evet aga, o disko çıkışı manitayı yatağa attım. Attım atmasına ama binbir eziyet ile. “Ay prezervatif olmadan olmaz, ay havamda değilim, başım ağrıyor, ay ilk günden olması doğru olur mu bilemedim ki, sevgilim bile değilsin.” dırdırlarının ardından istediklerimizi almıştık. O da en az bu dişi karaca kadar beni uğraştırmıştı ama Allah’ tan sonumuz bu karacalara benzemedi. Sabaha kadar o duvar senin bu duvar benim. Amma vahşi erkeğim be!

Sıradaki sevişgen hayvan; Peygamber böcekleri. Adından gayet sevişmez, kurlaşmaz sandığım hayvan çeşidi. Lan onların da yavrularını leylekler getirmiyor ya dürzü Basri. Neyse…

Ağacın dalında tüm heybeti ile duran dişi için çiftleşme zamanı. Ve bu zamanda yanında kocası yok. Nerede lan bunun kocası derken ben, dişi böceğin arkasından süzüle süzüle erkek bir Peygamber böceğinin geldiğini gördüm. İyi de neden saklanır gibi yaklaşıyor ki bu lavuk diye merak ederken  sevgili seslendirmeci arkadaş imdadıma yetişti ve aynen şu cümleleri telaffuz etti. “Dişi Peygamber böcekleri çiftleşme döneminde erkeklere tahammül edemez ve çiftleşmeden önce gördükleri erkekleri yerler.” Hönk, nasıl yani? “Fakat erkek için durum o kadar vahimdir ki, bir iki dakika sürecek seks için canını vermeye hazırdır. “

Ve işte burada bir flashback daha yaşıyorum. Lan ben de öyleyim ya! Yine bu Nilsu ile sevişmelerimizden birinde o kadar azmıştım ki, kadın Tv izlemek istiyor ben de arkasından yanaşıp ona kurlar yapmaya çalışıyordum. Hayır, ön cepheden saldırsam kurtuluş yok kumanda kafama fırlatılacaktı o yüzden düşmanıma yaklaşır gibi arka cepheden yaklaşmıştım.

Tövbe ya, Nilsu çekil aradan kızım ben şu an peygamber böceklerinin özel hayatını dikizliyorum. Erkek Peygamber böceği sanırım 10 dakikada ancak yaklaşabildi dişinin ardına. O kadar yavaş ve o kadar sanki orada yokmuş gibi hareket etmeye çalışıyordu ki, dişinin onu fark etmesine imkan yoktu. Hey gidi kalkmış çük, sen nelere kadirsin!

Ve zafer bizim aslan Peygamber böceğinin! Hedefi tam 12’den vuruyor, aslanım be! Ama o da ne, sevişirlerken dişi Peygamber böceği bu herifin kafasından tutup ısırmasın mı? Anam gitti elemanın kafa, ama o hala iş derdinde. Püüüü rezil seni.

Bak mesela ben de o kumandayı kafama yediğim gece yılmamıştım savaşmış kazanmıştım. Ama bir dakika ya, o gece benim kafa da şişmişti. Aramızdaki tek fark benim kafa sağlamdı. Kendine gel Basri, şurada izlediğin birkaç hayvan pornosu ile kendi özel hayatını kıyaslama artık!

Erkek Peygamber böceğinin azmine hayran kaldım, hayvanın kafa gitti ama o tamamen yenene kadar işini görmeye devam etti. Bu ne üreme isteği arkadaş! Bu zavallı Peygamber böceği işi bitince kafasız bir şekilde ağacın üzerinde yürümeye çalışıyordu. Kafa gitmişti ama önemli olan çükün yerinde olmasıydı ve hedefi bombalamaktı. Bunu başarmıştı diye düşünürken seslendiren arkadaşın sesi ile dünyam başıma yıkılmıştı. “Ve dişi Peygamber böceği, erkeğinden istediğini almış yumurtlama sürecine geçmişti. Bundan sonrası onun için daha sakin olacak. Ve bir sonraki yumurtlama dönemine kadar kendisine gelecek erkekleri yine o seçecek. Aslında ne kadar da benziyor yaşantılarımız değil mi? Biz erkekler de kadınlarımızı hep kendimiz seçeriz sanıyoruz, ama oysa ki her zaman seçilen oluyoruz seçen değil. Bunu inkar eden tonla arkadaş çıkacaktır, fakat ilk terk edilişinizde hissettikleriniz beni anlamanıza yardımcı olacaktır.” Dur lan hayvan çiftleşmesini anlatan adam neden insanlara değinsin ki, bu bilinçaltımın sesi mi? Hayır bildiğin bu herif söyledi işte.

Dişilerin her istediklerini aldıkları ve herifleri şebek ettikleri bu porno rezaletine daha fazla katlanamayacağım, en iyisi TV’yi kapatıp bira içmek.

Dolabın karşısına geçtim tam soğuk birayı alacaktım ki, beynimin oyunlarına geldim. Nilsu ile o Peygamber böceğinin, sonra o uzun bacaklı karacanın farkı neydi aga? Yok ulan bir fark yok. Bütün kadınlar üreyecekleri doğru adamı arıyorlar. Ve bu doğru adamı bulana kadar da ben gibi denekleri seks projelerinde çatır çatır kullanıyorlar. O nazlar, o niyazlar, ay hayır evlenmeden olmasa aslında daha iyi olur demeler aslında hep benim evliliğe layık bir eş olduğumu anlamak için miydi? Haaaaa, ben ne yaptım kızın ağzını açmasına izin vermeden ağzını doldurdum. Şey evet, bunu yapmışlığım da vardır hani ya. Dur lan ne ile övünüyorum ki ben. Esas beni düdükleyen o kadın, Nilsu! Ben burada 5 günlük bir depresyonun kucağındayken o da bir İtalyan bozuntusunun kucağında fink atıyor. Lan adalet mi bu? Sevmiştim lan, götümü dağıtmanın alemi ne be Nilsu.

Dur dur belgeseli seslendiren herif ne demişti, kadınlar erkeklerini seçer. Doğru valla. Bu yellozlar kimle sürteceklerini, kimle evleneceklerini çok iyi kestirebilecek müthiş varlıklar azizim.

Ve bir kez daha anladım ki; kadınlar olmadan bu evreni düzene sokacak, düzene sokulmuş evreni darmadağın edecek bir Allah’ın kulu olmaz. Olmaz olmaz da ben bu Nilsu’yu nasıl unutacağım?

Biramı aldım ve salona doğru yürüdüm, koltuğumun üzerinde duran ve varlığını unuttuğum telefonumun yanan ışığını görüp onu elime aldıktan sonra okuduğum şey ile donakaldım.

“Seni çok özledim benim güçlü boynuzları olan karacam, gel de beni bu ellerden kurtar. Hayatımın aşkı sensin yanılmışım Minnoşum. Şu an Ghetto’dayız. Hani seninle ilk buluştuğumuz, ilk karşılaştığımız yer. Öpüyorum erkeğim.”

“Ghetto, İtalyan, ben, dayak, seks, ayrılmak… Yok güzelim bana bu hayvanlar pornosu tüm gerçeği gösterdi. Senin için dövüşmesini istediğin erkeğin burada yok anam, naş naş!” da diyemem ki ayıp olur şimdi kızcağıza. O kadar mesaj atmış, belli ki beni de istiyor. En iyisi gitmek… Bekle beni sarı papatyam aygırın geliyooooor!…

1 Yorum to “Vahşi Doğada Seks”

  1. mavi ruh diyor ki:

    süpper!!!!!….

Leave a Reply