Adı Bahar, mahalleden… Hayal arkadaşım… Daha biz küçücükken teras katımızdaki minik odamda oturur geleceğimize dair hayaller kurardık. Ya ben çok gerçek üstüydüm o yaşlarda ya da o çok tek düzeydi; belki de sadece yaşının gerektirdiklerini yaşıyordu. Bütün hayallerinin başlangıcı da, bitişi de hep aynı oluyordu. Aradaki gelişmeler de yine aynı kişi üzerinde odaklanmıştı. Tek bir [...]
Hayatımızın belirli dönemlerinde sevdiceğimizi mutlu etmek için ona irili ufaklı hediyeler alır, süprizler yaparız. Yaşanan ‘aşık olma durumunun’ şartlarından biridir bu. ‘O’nu ne kadar düşündüğümüzün ve ‘O’na ne kadar değer verdiğimizin onun nazarındaki en önemli göstergesidir belki de. Bu eylemi sıkça yapın! Yapın ki; sevinsin gariban…
AKP döneminde bu yazıyı yazmak ne kadar sağlıklı bilmiyorum; ama uzunca bir zamandır yazılması planlanan konuların başında geldiği için daha fazla erteleyemedim. Korkuyorum şimdi, bu yazının içeriğinden dolayı acaba benim bloga da erişim yasağı gelir mi?
“Bir varmış bir yokmuş, mutlu ve huzurlu bir dünyada barış içinde yaşayan insanlar varmış. Biri düşse, dizi kanasa; ‘Bu kimdir? İn midir, cin midir?’ diye sorgulamadan bütün ahali koşa koşa gidermiş. O yüzden yaşadıkları ülkenin adı; Mutluluklar Diyarı’ymış…”
Ne kadar garip bir kadın bu! Dağınık saçları, saçlarına dekor yapmaya çalıştığı çirkin tokaları, yüzündeki irili ufaklı sivilceleri, sarımtrak dişleri, birkaç kırılmış tırnağı ile bakımsızlıktan yıkılmak üzere; ama farkında değil! Net görmediği her halinden belli olan çekik gözleri ile sadece bana ve tarot kağıtlarına bakıp geleceğimi okumaya çalışıyor. Oysa bilirdim ki geleceği, “O”ndan başkası gör-e-mez-di… [...]
“Hadi kızım söyle bakalım anneanneye, anneyi mi daha çok seviyorsun babayı mı?” Bukle bukle sarı saçlarımı çekiştirip bu soru karşısında zorlandığım, terlediğim günleri hala HD kalitesinde gözümün önüne getirebiliyorum. Annem desem, babamı incitmiş olacaktım. Babam desem, o güzel gözlü kadının gözleri ıslanacaktı. İkisinin de aynı ölçüde içimde barındırdığı bambaşka duygular vardı, nasıl bir tanesini diğerinin [...]
Hayatınıza yön veren en önemli dengelerden biridir enerji. Evet; şimdi hep birlikte derin bir nefes eşliğinde gezegende ne kadar güzel ve iyi şey varsa davet ediyoruz, enerjimizi hissettiriyoruz onlara. Aman ha; ne dilediğinize ve ne hissettirdiğinize dikkat edin, döner dolaşır gerçekleşir sonra beni sorumlu bilmeyiniz.
En boğulduğum, herşeyden sıkılıp kabuğuma çekilmeye başladığım bir anda karmaşalar listemi açıkladı ruhum ve çekinmeden yorgun bedenimin avuçlarına bıraktı bana dair düştüğü notları… Elindeki buruşuk kağıda bakakalan bedenim, ruhumu bunca zaman anlayamamanın ezikliğini yaşadı. İçeride hapse mahkum bıraktığım bir “insan” olduğunu algıladığımda “özgürlüğe” ulaştığımı fark etmek zor olmadı…
“…Camdan cama ahh Camdan cama ahh Aşık oldum hemen sana Gördüm sevdim camdan cama” Saçlar yandan ayrılmış, deri ceket çekilmiş, beli nerdeyse göğüs hizasında olan kot, bacakları ve beli sarmıştır. O zamanların genç ve yakışıklı şarkıcısı Hakan Peker salına salına bu şarkıyı söylemektedir.
Sevgili okurlar, Bundan birkaç zaman önce sizlere “organik aşk tarifi” ni vermiştim. Anımsayamayan ya da tarifi bir türlü tutturamayanlara bir kez daha okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum.