Bazı rüyalar o kadar gerçek ki, uzansam içindeki karakterlere dokunacakmışım gibi… Sadece bir nefes ötemde ama uyanıklığım kadar da uzaklar… Ve bazıları da; yaşadığım günler kadar benzer birbirine… 3 gün üst üste görülen rüyalar aynıysa , uyanılan sabahında muhakkak bir sorgu başlıyor; “Neden 3 gün üst üste aynı rüyayı gördüm, mesaj mı veriyorsun bana sevgili [...]
Bunca zaman şarkı söyleyen nice insanları sevdim, nice insanları benimsedim. Ama hiç biri Cem Adrian kadar özel olamadı benim için. Neydi bu garip adamı diğerlerinden ayıran? Yorum farklılığı, kişiliği, gizemi, sözleri, besteleri?… Evet hepsi! Ama sadece bu kadar değil. Bunlar görülebilen ve herkese aynı gelebilen taraflar. İşin bir de görünmeyen ve aslında en doğru olan [...]
Çoğul atılan bir başlığı görenler lütfen hemen paniklemeyiniz. Birkaç evde kalan arkadaş bir araya gelip koca aramıyoruz, en azından şimdilik
Bazıları bunun anlamını bilmeyebilir. Bazıları saçma bile bulabilir.
Ekranda beliren yazı; “SON” Ve mutlu bitişe rağmen boğazımda oluşan o ağlama isteğinden önceki sert yutkunmalar… Duygu taşıyan bir kalbim olduğunu bir ağlamak üzereyken, bir de aşık olduğum zamanlar anlıyorum. Ne garip, ikisinde de canım epeyce yanıyor halbuki… Duygudan anladığım tek şey; acı çekmek mi yoksa?
“Kaybetmek için çok erken, Sevmek için de çok geç…”
“Yalan dostum aşk diye bir şey yok, Aşk dediğin üç günlük eğlence, Bilemedin beş gün sürsün, Kapılıp da sürünen çooooooooooooooook !”
Bu sabah siyah saçlarım iki yanıma düşmüştü. Seviyordum omuzlarımın üzerine oturup beni profilden izlemelerini. Açılsınlar, özgürce uçuşsunlar istiyordum bu asi rüzgârda; ama annem her zaman tedbirli bir kadın olduğu için önlemini almakta gecikmemiş birbirine bağlamıştı tel tel saçlarımı. Sevmezdi ayrı gayrı durmalarını.
“Bir varmış bir yokmuş, bir yokmuş bir varmış… İşte tam da bu anlam karmaşasında bir kahraman yaşarmış. Bu kahramanın adı AŞK’mış. Aşk, kimsenin bu zamana kadar görmediği farklılıklara sahipmiş. Benzemiyormuş çevredeki diğer hiçbir şeye. İnsanlar bir deliriyormuş onu görmek için, bir kaçıyorlarmış onu görünce. Aşk da anlamamış bu insanlara neler oluyor diye, insanlar da anlamamış [...]
Bak anne ben büyüdüm… Büyüdüm de küçüldüm içimdeki yalnızlıkla. Yalnızlığı da benim sanıp ekledim diğer iyelik eklerimin yanına, oturttum onu hayatımın en merkezine. Sahiplendim, kendim gibi değer verdim. Çünkü yalnızlığım ile özgürlüğümü harmanlayıp yeni bir ben yarattım kendime; adını da ‘benim yalnızlığım’ koydum. Bencilliğimden ölmek üzereyim anne.